• Ana Sayfa
  • Haber
  • Yurt İçinde Anlamaya Çalıştığımız Mevduat Modelini Yabancı Ekonomistler Nasıl Yorumladı?

Yurt İçinde Anlamaya Çalıştığımız Mevduat Modelini Yabancı Ekonomistler Nasıl Yorumladı?

 Yurt İçinde Anlamaya Çalıştığımız Mevduat Modelini Yabancı Ekonomistler Nasıl Yorumladı?
Okunuyor Yurt İçinde Anlamaya Çalıştığımız Mevduat Modelini Yabancı Ekonomistler Nasıl Yorumladı?

Pazartesi akşamından bu yana ülkede mevduat, kur, dolar, Türk Lirası ve faiz kelimeleri havalarda uçuşuyor. 

Dövizdeki hızlı artışın şoku henüz atlatılmadan bu kez hızlı düşüş takip ediliyor. 

Dolar ne olacak, neden düşüyor, nereye kadar düşecek derken, halk bir yandan da açıklanan mevduat modelindeki sistemi anlamaya çalışıyor. Açıklamalarda Merkez Bankası ve Hazine’nin iş bölümleri yaptığı görülürken, sınırlar henüz netleşemiyor.

Yurt içinde böyle olan durum yurt dışından nasıl görülüyor?

Hatırlarsanız son dönemde yabancı kurumların bir kısmı oynaklıktan dolayı TL yorumu vermeyi bırakmışlardı. Şimdi ise yeni modele yabancı ekonomistler nasıl bakıyor?

‘Yanıtlanmamış ve yanıtlanmayacak çok soru var!’

BloombergHT’den Erol Oytun Ercan haberine göre, hafta başında açıklanan kur korumalı vadeli Türk lirası mevduatların detayları salı günü belli olurken yabancı stratejistler ve portföy yöneticileri yeni finansal enstrümanın piyasaları uzun vadede nasıl etkileyebileceğini değerlendirdi.

Aberdeen Standard Kıdemli Yatırım Yöneticisi James Athey, yeni uygulamanın kredibilite ve güvene dayandığını belirterek, “Eğer mudiler yeni uygulamanın güvenilir olduğuna inanmazlarsa dolara olan talep devam edecektir. Küresel yatırımcılar da güven duymazsa Türk lirası satmayı sürdürecektir” dedi.

Şu an için portföylerinde Türk lirası ve Türkiye hazine tahvillerinin ağırlığını ortalamanın altında tutmaya devam ettiğini belirten Athey, “Makroekonomik sorunlar şu an için sürüyor ve değişecek gibi görünmüyor. Çok fazla yanıtlanmamış ve yanıtlanamayacak soru var” diye ekledi.

‘Yapısal problemler değişmedi’

Medley Advisor Gelişen Piyasalar Direktörü Nick Stadtmiller, uygulamayla ilgili sorunun Türk Lirası değer kaybettikçe hükümetin mevduat sahiplerinin zararlarını karşılamak için daha fazla Türk Lirası basmak zorunda kalması olduğunu ifade etti.

“Bu Türk lirasındaki değer kaybını daha da artırır” diyen Stadtmiller, yeni finansal enstrümanın işe yaraması halinde planın da işe yaracağını ama enstrümanın işlememesi halinde Türk Lirası’nın daha da fazla değer kaybedeceğini belirtti.

Bu uygulamanın Türk lirası için geçici bir rahatlama sağlayacağını fakat ekonomideki yapısal problemleri değiştiremeyeceğini vurgulayan Stadtmiller, politika yapıcıların ekonomik problemleri çözmek için faizleri artırmamakta kararlı olduğunu kesinleştirdiklerini söyledi.

‘Faiz artırımı kaçınılmaz ve gerekli’

TD Securities Portföy Strateji Müdürü Cristian Maggio de hükümetin dolar kurundaki oynaklıkları kompanse etme planının çok maliyetli ve sürdürülemez olabileceğini belirtti.

Kur 11 seviyesindeyken Türk lirası mevduat miktarının 241 milyar dolara karşılık geldiğini vurgulayan Maggio, “Kur 18 seviyesindeyken Türk lirası mevduat miktarı 148 milyar dolara karşılık geliyor, yani hükümet Pazartesi günkü gibi bir kur hareketini kompanse etmek istese bunun faturası 94 milyar dolar civarında olacaktır. Yeni uygulama sürdürülemeyebilir. ” diye ekledi.

Faiz artırımlarının gerekli ve aynı zamanda kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Maggio, faizler yükselene kadar Türk Lirası’nın hala yükselme riski bulunduğunu belirtti.

Asıl soru: Güven… ‘Değer kaybı engellenir, sorunlar bitmez’

ITC Capital Kıdemli Kur Stratejisti Piotr Matys ise yeni uygulamayla ilgili sorulması gereken soruların başında Türkiye’deki mudilerin kurdaki değer kaybından kaynaklanan zararlarının hükümet tarafından karşılanacağına güvenip güvenmedikleri olduğunu söyledi.

Matys, hükümetin ortodoks olmayan politikalar izlemeye devam etmesi halinde Dolar/TL ’de kalıcı bir gerileme sağlanamayacağını dile getirdi.

Monex Europe Kıdemli Kur Stratejisti Simon Harvey de yeni kur korumalı mevduat uygulamasının Türk Lirası’ndaki değer kayıplarının önüne geçeceğini, Türk ekonomisindeki makroekonomik temelleri değiştiremeyeceğini vurguladı.

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle