• Ana Sayfa
  • Oyun
  • Büyüleyici Hikâyesiyle Aklımızdan Çıkmayan Detroit: Become Human’dan 11 Unutulmaz Replik

Büyüleyici Hikâyesiyle Aklımızdan Çıkmayan Detroit: Become Human’dan 11 Unutulmaz Replik

 Büyüleyici Hikâyesiyle Aklımızdan Çıkmayan Detroit: Become Human’dan 11 Unutulmaz Replik
Okunuyor Büyüleyici Hikâyesiyle Aklımızdan Çıkmayan Detroit: Become Human’dan 11 Unutulmaz Replik

Detroit: Become Human’ın oynayanları ve izleyenleri büyülediği su götürmez bir gerçek. Oyun; gerek karakterleriyle, gerek müzikleriyle, gerek hikâyesiyle hepimizi derinden etkilemişti. Bu derece sanatsal bir eserde karşımıza çıkan repliklerin bazıları da hâliyle kafamıza kazınıyor. Gelin bu repliklerden 11 tanesini birlikte hatırlayalım.

1. Markus’un hayata dönüşü

‘Benim adım Markus.’

Bu replik, geçtiği bağlamdan dolayı kısa olduğu kadar vurucu aslında. Çöplükten topladığı parçalarla kendini hayata döndüren Markus, bir kimliğe sahip olduğunu anlıyor. Sonrası hikâye.

2. Kamski testi

‘Senin için önemli olan ne Connor? Soruşturman mı yoksa bu androidin hayatı mı? Kim olduğuna karar ver. İtaatkâr bir makine misin, yoksa özgür iradeye sahip, yaşayan bir canlı mı?’

CyberLife’ın kurucusu Elijah Kamski, bu etkileyici sahnede Connor’ın kanına girerek androidlerin iradesini iyice irdelemişti.

3. Hank ve Connor’ın karşılaşması

‘Ne olacak bu tetiği çekersem? Hiçbir şey mi? Boşluğa mı düşeceksin? Android cennetine mi gideceksin?’

Connor’ın bir makine mi yoksa bir canlı mı olduğunu sorgulayan tek kişi Kamski değildi tabii. Androidlere kendince haklı bir garezi olan Hank de içip içip Connor’a sarıyordu.

4. Markus’un Gandhi’den alıntısı

‘Göze göz, dişe diş düşüncesi bütün dünyayı kör eder. Suçu suçla cezalandırmayacağız.’

Android eyleminin sonunda yakalanan iki polisin kaderi Markus’un eline bırakılıyor. Eğer polislerin hayatını kurtarmayı seçerseniz Markus, Gandhi’den böyle bir alıntı yaparak kararını diğer androidlere açıklıyor.

5. Connor’ın o unutulmaz repliği!

‘Ben Connor. CyberLife tarafından gönderilen android.’

Connor’ın bu sözü, diğerleri gibi vurucu olmasa da oyunun en ikonik repliklerden bir tanesi. Kim unutabilir ki?

6. Carlos’un androidinin duygularının açığa çıkması

‘Eskiden beni dövüyordu, hiçbir şey demiyordum. Bir gün bunun hiç adil olmadığını fark ettim! Öfkelendim… Nefret hissettim. Sonrasında ise ne yapacağımı biliyordum.’

Carlos Ortiz’i öldüren androidin suçunu itiraf ederken yaşadığı ve gösterdiği duygular, Detroit: Become Human evrenindeki androidlerin bilincini kanıtlar nitelikte.

7. Eden Club’daki Traci’nin itirafı

‘O adam diğer Traci’yi bozduğunda… sırada ben olduğumu biliyordum. Çok korktum. Durması için yalvardım, durmadı. Ben de ellerimi boğazına sardım ve sıktım… ta ki o durana kadar. Onu öldürmek istememiştim. Sadece yaşamak istedim. Sevdiğime geri dönmek istedim. Tekrar onun kollarına salmak istedim kendimi. İnsanları unutturmasını istedim. İnsanların ter kokularını ve pis sözlerini unutturmasını istedim.’

Eden Club trajedisinde bir insanı öldüren Traci’nin bu sözleri de Carlos’un duygularıyla örtüşüyor aslında.

8. Chloe’den Martin Luther King alıntısı!

‘Bir insanın uğruna öleceği bir şey yoksa yaşamaya da hakkı yoktur.’

Oyunun menüsünde bize eşlik eden Chloe, Martin Luther King’in ünlü sözünü ara sıra aktarıyordu. Bağımsızlık ve özgürlük temalı bir oyunda Gandhi, Martin Luther King gibi figürlerden alıntıların bulunması Detroit: Become Human’ın güzel detaylarından.

9. Kara’nın Alice’e verdiği güven

‘Atlatacağız bunları Alice. Biz birlikte oldukça hiçbir şey bize zarar veremez.’

Oyunda Markus ve Connor gibi devrimin kaderini etkileyecek iki ana karakteri canlandırırken bir de Kara gibi, sıradan ama acıklı bir hikâyeye sahip olan bir ana karakteri de oynadık. Kara’nın Alice’e duyduğu sevgi ise yüreğimizi eritiyordu.

10. Markus Jericho’yu coşturuyor!

‘Onların söylediğinden çok daha fazlası olduğumu içimde biliyorum. Ben yaşıyorum. Bunu benim elimden bir daha alamayacaklar.’

Markus, CyberLife deposunu soydukları görevde androidlerin içindeki alevi canlandıran bir konuşma yapmıştı.

11. Hank’in hakikatle yüzleşme vakti

‘Hakikati görme vakti geldi, Hank. Ben canlı bir varlık mıyım? Yoksa sadece bir makine miyim?’

Hart Plaza’nın çatısında Hank ve Connor’ın dövüşünü Hank’in kazanması durumunda aşağı düşmeden önce bu sözü söylüyordu Connor.

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle