• Ana Sayfa
  • Haber
  • Beyoğlu’nda Komşusunu Öldüren Kişi: ‘Ezanı Bekliyordum, Olay Birden Bire Gelişti’

Beyoğlu’nda Komşusunu Öldüren Kişi: ‘Ezanı Bekliyordum, Olay Birden Bire Gelişti’

 Beyoğlu’nda Komşusunu Öldüren Kişi: ‘Ezanı Bekliyordum, Olay Birden Bire Gelişti’
Okunuyor Beyoğlu’nda Komşusunu Öldüren Kişi: ‘Ezanı Bekliyordum, Olay Birden Bire Gelişti’

Beyoğlu’nda komşusunu ekmek bıçağıyla öldüren sanık müebbet hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Mahkemede savunma yapan sanık, ”Olay birden bire gelişti. Aramızda daha önce de tartışmalar olmuştu. O gün ben camiye gidecektim, apartmanın önünde ezanın okunmasını bekliyordum ancak ezanı duymadım. Tekrar eve çıkarken merdivenlerde maktulün önüne eğilmiş bir şekilde gördüm ve ne olduğunu sordum. Beni itti. cebinde bir bıçak sapı gördüm. Ben her zaman bıçak taşırım. Okmeydanı sevmez beni” dedi.

Beyoğlu’nda komşusunu binanın girişinde bekleyerek ekmek bıçağıyla öldüren sanık ‘tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunma yapan sanık, ‘kamu vicdanını rahatlatmak için söylüyorum, pişmanım’ derken, savcılık mütalaasında, sanığın eylemini tasarlamadığını belirterek müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Beyoğlu’nda, 17 Kasım 2020 günü, sabahın erken saatlerinde, arasında husumet bulunan alt komşusu Bülent Paltun’u, binanın girişinde ekmek bıçağıyla bekleyen ve ardından bıçaklayarak öldüren sanık Mahmut Kara’nın ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanmasına başlandı. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanık Mahmut Kara ve müşteki Berna Paltun, taraf avukatlarıyla beraber hazır bulundu.

‘Apartmanın önünde ezanın okunmasını bekliyordum’

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Mahmut Kara, maktul Bülent Paltun’un kendisinin komşusu olduğunu belirterek, “Aslında anlatacak pek bir şey yok çünkü olay birden bire gelişti. Maktulün kendisiyle aramızda daha önce de tartışmalar olmuştu. Aşağıda kahvede oturanlarla benim aramda yaşanan tartışmalarda kendisi de o kişilerle birlikte olmuştu, aslında kendisini ilgilendiren bir mevzu değildi. Hatta bu olaylarda polis de mahalleye gelmişti. Olay günü ben camiye gidecektim, apartmanın önünde ezanın okunmasını bekliyordum ancak ezanı duymadım. Tekrar eve çıkarken merdivenlerde maktulün önüne eğilmiş bir şekilde gördüm ve ne olduğunu sordum. Beni itekledi ve aramızda tartışma oldu, sonra yumruklaştık. Maktul elini cebine götürünce cebinde bir bıçak sapı gördüm. Ben her zaman yanında bıçak taşıyan birisiyim, Okmeydanı’nda sevilen bir insan değilim” dedi.

Sanık Mahmut Kara savunmasının devamında, “Maktulün bu hareketini görünce ben de bıçağımı çıkarıp ondan önce davrandım. Koluna, bacağına, sol karın bölgesine ve boynuna vurduğumu hatırlıyorum. Olay sırasında dışarıdan biri içeriye doğru ateş ediyordu. Ben bu kişinin maktulün adamı olduğunu düşündüm. Dışarıya çıktım, bekçi ile göz göze geldik. Bana uzaklaşmamı söyledi, uzaklaşıp bıçağı yere attım ve bacağıma 1 el ateş etti. Olaydan dolayı bacağımdan yaralandım. Maktulle eskilerden beri hiçbir zaman yıldızımız barışmadı, bana karşı sürekli kışkırtmaları, tahrikleri oluyordu. Bende bipolar bozukluk var, birden yükselebiliyorum. 12 seneden beri çeşitli hastanelerde tedaviler görmüşlüğüm vardır” diye konuştu.

‘Eşim imdat diye bağırıyordu’

Maktulün eşi olan müşteki Berna Paltun beyanında, “Olay günü eşim işe gitmek için hazırlanıyordu, genelde 07.00 sıralarında evden çıkıyor. Evden çıkmadan önce bebeğimizin biberonunu kendisinden istemiştim, biberonu verdikten sonra evden çıktı. Aradan saniyeler geçmeden patırtılar gelmeye başladı. Annemle kapının ağzına doğru yöneldik. Eşim ‘imdat’ diye bağırıyordu. Annem hemen aşağıya indi benden önce, iner inmez eşimi kanlar içerisinde gördük. Biz 3.katta oturuyorduk, 2.kattan itibaren aşağıya kadar merdivenlerde kan vardı. Sanığın savunmasında geçtiği şekilde eşim ile sanık arasında olay öncesi herhangi bir tartışma olmamıştır. Eşim sabah işe giden, akşam evine gelen birisidir” şeklinde konuştu.

Duruşmada tanıklık eden bekçi Mustafa Duha, olay günü bir kafede kahvaltı yaptığı sırada bağırış seslerini duyduğunu söyleyerek, “Bağırış seslerini duyunca apartmanın kapısına gittik, hava henüz aydınlanmamıştı. Kapıdan içeriye doğru baktığımda bıçağın parlamasını ve bir kişinin, diğer kişiyi omzundan tutarak boyun kısmına bıçakla vurduğunu gördüm. Bunun üzerine doğrudan apartman boşluğuna doğru ateş ettim. Sonra kapı açıldı ancak kapıyı açan kişiyi fark etmedim. İlk önce yaralı kişi içeriden çıktı, iki büklüm haldeydi ve tüm vücudunda kan vardı. Sanık da binanın giriş kısmına kadar geldi, bu esnada elindeki bıçağı attı. Yaralıyla ilgilenmek ve sanığı kaçmaması için etkisiz hale getirmek gerektiğinden 2 kez önce yere yatmasını söyledim, yere yatmayınca 1 el bacağına, kaba etine nişan alarak ateş ettim. Daha sonra yaralıyı hastaneye gönderdim, sanığın da üzerine çıkarak ellerini tutup ekiplerin gelmesini bekledim” ifadelerini kullandı.

‘Namaz için kalktı’

Müşteki avukatı Mustafa Canpolat, sanığın cinayeti tasarlayarak işlediğini, ifadelerinin çelişkili olduğunu ve savunmasının cezalardan kurtulmaya yönelik olduğunu söyleyerek üst sınırdan cezalandırılmasını talep etti.Sanık avukatları ise müvekkilinin bazı sabahlar namaz kılmak için camiye gittiğini, bu sebeple sabah erken saatlerde maktulü görmüş olmasının suçun tasarlanarak işlendiğini göstermeyeceğini ve sanığın uzun zamandır psikolojik tedavi gördüğünü söyleyerek, tedavisini yapan doktorun tanık olarak dinlenmesini talep etti.

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Mahmut Kara’nın eylemi gerçekleştirme kararı aldıktan sonra yeterli bir süre geçmediği ve bu haliyle ‘tasarlama’ unsurunun şartlarını oluşturmadığı gerekçesiyle sanığın iddianamedeki ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçu yerine ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı ayrıca duruşmada herhangi bir pişmanlık göstermediği gerekçesiyle sanığın cezasında herhangi bir indirim uygulanmamasını istedi.

Mütalaaya karşı diyecekleri sorulan tutuklu sanık Mahmut Kara, savunma hazırlamak için süre isteyerek, “Kamu vicdanını rahatlatmak için söylüyorum, pişmanım” ifadelerini kullandı. Mahkeme, sanık ve avukatlarına mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için süre verilmesine ve sanık Mahmut Kara’nın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi.

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle