• Ana Sayfa
  • Haber
  • Başkan Dayanmayan TÜİK’te Ocak Enflasyonu Düşük Açıklanabilir mi?

Başkan Dayanmayan TÜİK’te Ocak Enflasyonu Düşük Açıklanabilir mi?

 Başkan Dayanmayan TÜİK’te Ocak Enflasyonu Düşük Açıklanabilir mi?
Okunuyor Başkan Dayanmayan TÜİK’te Ocak Enflasyonu Düşük Açıklanabilir mi?

Türkiye, bir gece yarası görev değişikliği kararına daha tanık oldu. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Sait Erdal Dinçer’in yerine Erhan Çetinkaya’yı göreve getirdi.

Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz nedeniyle son yıllarda bazı kurumlarda bakan ve başkan enflasyonu yaşanıyor.

Hazine ve TCMB sonrası TÜİK de nasibini aldı

Öncelikle Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda birbiri ardına değişiklik gerçekleşti. Berat Albayrak’tan boşalan koltuğa son olarak Nureddin Nebati getirildi. 

En çok görev değişiminin yaşandığı diğer kurum ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) oldu. 

Burada ise eski AK Parti Milletvekili ve Yeni Şafak gazetesi yazarı Şahap Kavcıoğlu oturuyor. 

Bu iki kurumun ardından TÜİK de yönetici değişikliğinden nasibini aldı. Uzun süre enflasyon oranını düşük tuttuğu için muhalefet ve toplumun büyük kesiminin eleştirilerine hedef olan TÜİK Başkanı Sait Erdal Dinçer, aralık enflasyonu açıklamasından sonra bu defa da iktidarın hedefi oldu.

6 yılda 6 başkan değişti

TÜİK, Türkiye’nin en eski kurumlarından biri. Enflasyon sepetindeki ürünlerden açıkladığı enflasyon oranına kadar birçok konuda eleştirilen kurumda 1926-2002 döneminde 76 yılda 18 başkan görev yaptı. 

2002- 2022 döneminde 20 yılda 9 başkan iş başında bulundu. 

1926-1947 döneminde yani 21 yılda sadece 2 başkan görev yaptı. 

En uzun süre (1929- 1947- 18 yıl) görevde kalan ise Celal Bayar oldu. 

Yakın zamanda ise 6 yılda 6 başkan değişti. Son bir yıldaki enflasyon oranı açıklamasıyla eleştirilen Dinçer, giderken dikkatler ocak ayında açıklanacak enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. 

Konuyla ilgili olarak Independent Türkçe’ye değerlendirmede bulunan ekonomistler, Dinçer’in son açıklamasıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tepkisini çektiği görüşünde.

Günah mı çıkarmaya çalışmıştı?

Eski TÜİK Başkanı Birol Aydemir’e göre Sait Dinçer gideceğini anlayınca ‘Bir yanlışa imza atarsam 84 milyonun hakkını yemiş olurum’ açıklamasıyla biraz da günah çıkarmak istedi. 

‘Sait Bey’in gideceği belliydi tam da gideceği zaman bu açıklamaları yaptı’ diyen Aydemir, ‘Yaklaşık bir yıldır görevdeydi, niye hiç kimse ile görüşmedi? Niye hiç basını çağırmadı? Niye tüm bunlar olurken konuşmadı?’ diye sordu.  

TÜİK’in bağımsızlığını kaybettiğini belirten Aydemir, ‘Bağımsızlık kaybedildikten sonra gelenlerin normal norm ve standartlara, uluslararası belirlenmiş kurallara göre bir istatistik verebileceklerini düşünmüyorum’ dedi.

İnsanlar TÜİK’e güvenmiyor mu?

İnsanların da artık TÜİK gibi kurumlara inanmadığını aktaran Aydemir, ‘Çünkü bir kurum bağımsızlığını kaybettiyse insanların güvenmesi zor oluyor. Benden sonra 6 yılda 6 başkan göreve geldi. Bağımsızlığını kaybeden kuruma kimse güvenmez, ben de güvenmiyorum. Toplumun yüzde 90’ı gerçek enflasyonun yayımlanmadığı düşünüyor’ diye konuştu.

Açıklanacak ocak ayı enflasyon oranına da değinen Birol Aydemir, ‘Tahminime göre ocak ayı için en az yüzde 10-15 arası enflasyon açıklanır. Ama rakam ne çıkar bilemem. Sadece akaryakıt, doğalgaz ve elektrikten bile yüzde 5 civarında bir artış garanti gibi’ diyerek sözlerini tamamladı.

Yeni başkan enflasyon rakamlarını düşük gösterebilir mi?

Ekonomist Selçuk Geçer de TÜİK Başkanı’nın son açıkladığı enflasyon oranı çok görüldü ve bu nedenle cumhurbaşkanının bundan rahatsız olduğu için görevden alındığı görüşünü dillendirdi. 

 Yüzde 36,08’lik enflasyonun iktidar tarafından çok yüksek bulunduğunu ortaya çıkan rahatsızlıktan ötürü de TÜİK Başkanı Dinçer’in istifasını verdiği ve bunun bekletildiğiyle ilgili yine dedikoduların yayıldığını hatırlatan Geçer, ‘Dolayısıyla bu dedikoduların doğru olduğunu görüyoruz. Aslına bakılırsa dedikodudan öte bir şeymiş. Büyük ihtimalle yeni TÜİK Başkanı enflasyon rakamlarını daha düşük göstermeye çalışacak ama bu büyük bir tehlikeye işaret ediyor’ değerlendirmesinde bulundu. 

Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin ocak ayında enflasyon rakamlarının pik yapacağı yönündeki açıklamasına dikkati çeken Geçer, ‘Nebati’den ayrıştığımız nokta şu: Ocakta pik beklemiyorum. Evet, ocakta çok yüksek bir enflasyon gelecek ama şubat, mart ve nisan ayına kadar hatta yaz ayların da bile yüksek enflasyonun devam edeceği kanaatindeyim. Bence ocak enflasyonunda bir şey yapma ihtimalleri çok düşük, daha itidalli bir rakam açıklayacaklar. Mesela ben 45 civarında bir enflasyon bekliyorum. Büyük ihtimalle yüzde 40’ı geçirmemeye çalışacaklar’ yorumunu yaptı.

Piyasa ve resmi enflasyonu arasında makas açılacak mı?

‘Eski TÜİK Başkanı muhtemelen enflasyon neyse ona yakın açıklamalar yapmaya devam edecekti’ diyen Selçuk Geçer sözlerini şöyle tamamladı: 

Yeni başkan ise enflasyon rakamlarının yüzde 40’ın altında kalmasını sağlamaya çalışacak. Dolayısıyla şubat, mart ve nisan aylarında da daha düşük enflasyonları görmeye başlayacağız ama bu gerçekçi bir enflasyon olmayacak. Aslında benim fakirlik enflasyonu dediğim ortamın daha da artmasını beraberinde getirecek. Yani gelirler resmi enflasyonu göre yükselirken, giderler piyasa enflasyonuna göre artacak. Dolayısıyla aradaki fark da fakirlik enflasyonu oluşturacaktır. Genel algı bu, umarım böyle bir şey olmaz.

‘Kurumlarla bu kadar oynanması başlı başına ciddi bir güvensizlik yaratır’

Ekonomist Mustafa Sönmez de TÜİK gibi kurumların başkanlarının medyaya çok açık kişiler olmadığını görevden alınmasının gerçek nedenini bilmediğini söyledi.

Dinçer’in yakın zamanda göreve getirilmiş bir isim olduğunu buna rağmen TÜİK ve Merkez Bankası gibi kurumlara birçok yöneticisinin değiştirilmesinin düşündürücü olduğunu ifade eden Sönmez, ‘Kurumlarla bu kadar oynanması başlı başına ciddi bir güvensizlik yaratır’ dedi. 

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin enflasyonun yüksek olacağına ilişkin açıklamasını hatırlatan Sönmez, ‘Objektif olarak ocak ayı için bir hesaplama yapıldığında elektrik, gaz ve akaryakıt gibi zamlar dahil benzeri birçok şey dikkate alındığında en az yüzde 15 enflasyon bekleniyor’ yorumunu yaptı.

‘Rakamlarla oynanması Türkiye’ye zarar verir’

‘Şimdi bu yüzde 15 enflasyon değil de bakanın söylediği gibi yüzde 6-8 dolayında bir enflasyon açıklanırsa burada açıkça bir manipülasyon ve müdahale olduğu ortaya çıkar’ diyen Sönmez, şunları kaydetti: 

TÜİK herhangi bir yer değildir. Yani verilerle oynanmaya başlanırsa bırakın içeride yaratacağı güvensizliği dışarda daha çok güvensizlik yaratır. O zaman size borç para veren ve yatırım yapan kuruluşlar hiçbir şeyinize güvenmezler. Dolayısıyla bunun Türkiye’ye çok zararı olur. Dilerim ki görev değişikliği kurumun ürettiği bilgilere bir müdahale olmasın ve güvensizlik yaratmasın. Bunun yaratacağı güvensizlik bütün ülkeye ağır maliyetlere yol açar.

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle