• Ana Sayfa
  • Haber
  • Bit Pazarına Nur Yağdı! Tarz ‘Vintage’ Oldu: Kriz Vatandaşı İkinci El Pazarlara Yöneltti

Bit Pazarına Nur Yağdı! Tarz ‘Vintage’ Oldu: Kriz Vatandaşı İkinci El Pazarlara Yöneltti

 Bit Pazarına Nur Yağdı! Tarz ‘Vintage’ Oldu: Kriz Vatandaşı İkinci El Pazarlara Yöneltti
Okunuyor Bit Pazarına Nur Yağdı! Tarz ‘Vintage’ Oldu: Kriz Vatandaşı İkinci El Pazarlara Yöneltti

Eskiden antika giyim meraklılarının uğrak yeri olan ikinci el pazar tezgâhlarına şimdi orta sınıf aileler geliyor. 

En çok rağbet göre kıyafetler ise evde giyilecek kalın hırka ve eşofman oluyor.

Yoksullaşmanın yarattığı sorunlar

Türkiye’de resmi olarak yüzde 50’yi bulan enflasyonla alım gücü düşen, artan faturalarla açlık ve ısınma sorunlarıyla baş etmeye çalışan yurttaş, kıyafetini de artık ikinci el giysilerin satıldığı pazarlardan yapıyor. Cumhuriyet’ten Alican Polat haberine göre, Fatih Kocamustafapaşa ve Beyoğlu Dolapdere semt pazarlarında ikinci el eşya satan tezgâhları dolaşıyoruz. Eskiden öğrencilerin ve gençlerin antika (vintage) kıyafet bulmak için uğradığı tezgâhların önünde bugün çocuklarına mont, kazak arayan orta sınıf aileler ve ayakkabı deneyen emekliler var. 

Tezgâh sahiplerinin anlattıkları yoksullaşmanın yarattığı sorunların farklı boyutlarını gözler önüne seriyor.

‘Artık çalışan maaşlı insanlar da geliyor’

Kocamustafapaşa’da 63 yaşındaki Mediha Hanım “Emekli maaşım artık yetmiyor. 5 yıldır pazarda tezgâh açıyorum” derken Dolapdere’de ismini vermeyen bir devlet memuru, “Ek iş olarak ayakkabı satıyorum memur maaşıyla aileme yetemiyorum” dedi. 

Tezgâhta 12 yaşındaki oğluna 10 liraya kazak ve pantolon alan baba “AVM’lere sadece sıcak oturma alanı ve ucuz fastfood yemek için gidebiliyoruz artık” diyor.

Pazarda 5 liraya gömlek satan Mediha Hanım, sert pazarlıklar yapıldığını belirtti. “2 lira için pazarlık yapıyorlar. Gerçekten yok, insanlarda bunu net olarak görebiliyoruz. En çok da çocuklara kalın giyecek alıyorlar, bu kış en çok çocuklara kalın hırkalar sattık” dedi.

Bir başka tezgâhtar ise kış başında müşteri profilinin değiştiğini söyledi. Eskiden öğrencilerin ve gençlerin antika (vintage) kıyafet için bu tezgahlara uğradığını söyleyen satıcı, “Artık aileler geliyor çocuklarıyla, bebek arabalarıyla. Öyle üstü başı yırtık sokakta kalan insanlar değil. Belli ki çalışan maaşlı insanlar. Onların bile parası yetmiyor mağazadakilere” dedi.

Tezgâhtaki ürünleri karıştıran bir kadın ise çocukları için evde giyebilecekleri kalın eşofmanlar aradıklarını söyledi. Doğalgaz’dan böyle tasarruf ettiğini söyleyen yurttaş, “Kalın giyinip oturuyoruz evde böylece daha düşükte yakabiliyoruz. Bu ürünlerin ufak tefek yırtıkları falan oluyor, çocuklar dışarıda giymek istemiyorlar ama en azından evin içinde giydirebiliyoruz” dedi.

‘Taneyle satıyoruz!’

Pazarların meyve sebze bölümlerinde ise derin bir sessizlik hakim. Eskiden yürümekte zorlanılan pazarlarda şimdi motokuryeler rahatlıkla geçebiliyor. 40 liraya biber, 20 liraya domates, 30 liraya salatalık satan tezgâhtar Hamit Ersin, “Biz geçen sene 80 kasa domatesle gelirdik bu pazara şimdi 12 kasa ile geldik. Kimse alamıyor artık, şimdi her şeyi taneyle satıyoruz. Yakında taneli etiketler yapıştıracağız” dedi. Ersin, pazar esnafıyla bir hesap yaptıklarını ve şu anki fiyatlarla 4 kişilik bir menemenin en az 55 liraya mal olduğunu belirtti.

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle