Anavatanın Sicilyası: Kıbrıs Nasıl Suçun Merkezi Haline Geldi?

 Anavatanın Sicilyası: Kıbrıs Nasıl Suçun Merkezi Haline Geldi?
Okunuyor Anavatanın Sicilyası: Kıbrıs Nasıl Suçun Merkezi Haline Geldi?

Kumar, mafya, uyuşturucu, karapara ve daha fazlası. Yavru vatan Kıbrıs denilince akla gelen ilk kelimeler. Peki yıllar içinde KKTC nasıl olduda suçla anılmaya başlandı? 

Cumhuriyet gazetesinden Miyase İlknur,Kıbrıs’ın nasıl suçla alınır hale geldiğini yazdı. KKTC’de off shore bankaları açılınca karapara aklama akını başlamış. Karapara aklama mekanizmaları için gerekli olan döviz büroları, turizm ve gayrimenkul yatırımları ve 1997’de Türkiye’de kapatılan kumarhaneler de buraya aktarılınca milyarlarca doların döndüğü bu coğrafya, kaçınılmaz olarak mafya gruplarının ilgi odağı olmuş.

Kıbrıs’ın her iki yakasında mafya gruplarının ilişkileri de yönetimlerinin aksine oldukça sıcak. Ortak iş yapacak ve başları derde girdiğinde birbirlerine destek verecek kadar hem de…

Karapara aklama merkezi

Kıbrıs’ta banka açmak oldukça kolay. Hükümet ile iyi ilişki kurabilen ve 50 milyar lira sermaye taahhüdünde bulunabilenler kolaylıkla banka kurabiliyor.  

1990’lardan itibaren kumarhanelerin ve off shore bankaların aktarılmasıyla Kuzey Kıbrıs, karapara aklama işlerinin merkez üssüne dönüştü. Kıbrıs Rum Kesimi’nde de benzer durum yaşanıyor.

Kıbrıs’taki off shore bankalarda yasadışı yollardan kazanılan paraların aklanması dışında Türkiye’de kimi siyasilerin ve bürokratların rüşvet paraları da off shore bankalara aktarılıyor. Bir belediye başkanının Kıbrıs’ta kumarhaneli bir otel sahibi olduğu, bu oteli paravan şahıslar üzerine aldırdığı biliniyor.

Susurluk ve Kıbrıs

Türkiye’de 2001 krizinde el konulan bankaların hemen hepsinin yüksek faizle topladıkları mevduatları Kıbrıs’taki off shore bankalarına aktardılar. Cem Uzan’ın İmar Bankası ve Murat Demirel’in Ege Bank için topladığı mevduatın büyük kısmını Kıbrıs’a aktardılar. 70’lerin hayali ihracatçısı Yahya Demirel bile Kıbrıs’ta banka kurdu. Ama o da hayali çıktı. 

Susurluk Araştırma Komisyonu sırasında dinlenen tanıkların verdiği ifadelerde Susurluk çetesinin KKTC’de off shore banka kurduğu ortaya çıktı. First Merchant Bank’ın ortakları arasında öldürülen MİT muhbiri Tarık Ümit, Gül Şema Seçer, Valeriy Kubarev, Elena Tolstaya, Nur İnuğur, Türkan Namlı, Ömür Özçelik, Şirin Berk ve Standart Ginance Ltd. Şirketi, resmi ortaklar olarak görünüyordu. Ortaklardan biri ilginçti. Mehmet Ağar’ın şoförü olan Ömür Özçelik hangi sermayesi ile bir bankaya ortak olabiliyordu? Özçelik, bankanın 2 bin 495 hissesine sahipti. Tarık Ümit’in ise 1500 hissesi bulunuyordu. Tarık Ümit’in öldürülmesinin Kıbrıs’taki First Merchant Bank ile ilgili yüklü miktarda bir para transferiyle ilgili olduğu ve Türkmenistan’dan gelen trilyonlarca lira karşılığı olan dolarların tahsili ve paylaşımında yaşanan sorunlar olduğu söylenmişti. 

Bankanın Yönetim Kurulu Başkanı Hakkı Yaman Namlı’nın adı Emlakbank soruşturması ve Engin Civan olayına da karışmıştı.

First Merchant Bank, Belçika, İngiltere, Almanya ve İtalya Interpol teşkilatları tarafından “yatırım dolandırıcılığı” yaptığı gerekçesiyle takibe alınmıştı. 

Susurluk Komisyonu Üyesi Fikri Sağlar da geçen yıl gazetemize verdiği röportajda Susurlukçuların First Merchant Bank’ı, Vatikan’ın karaparasını aklamak amacıyla kurduğunu belirtmişti. Malum çetenin aynı zamanda Susurlukçuların, Asil Nadir’i 17.5 milyon dolar karşılığında İngiltere’den kaçırdığını, bu durumun ilgili raporlara yansıdığını iddia eden Sağlar, örgütün “Nadir’e ait Jasmin Court Oteli’ni Ömer Lütfi Topal’a aldırdıkları, sonra da Topal’ı öldürdükleri” iddialarının da rapora yansıdığını belirtmişti.

Veysel Şahin ve Halil Falyalı’dan önce Kıbrıs’ta karapara ve kumar baronu Elmas Güzelyurtlu’ydu.

Falyalı gibi o da hayırsever işadamı olarak tanınırdı. Bankası, kumarhaneleri, gece kulüpleri, içme suyu dağıtımı yapan şirketi ve döviz büroları vardı. Ancak tek faaliyeti bankacılık, kumarhane ve döviz bürosu işletmeciliğinden ibaret değildi. Asıl işi karapara aklamak olan Güzelyurtlu, karapara aklamanın en önemli üç aracı olan banka, döviz bürosu ve kumarhanelere bu nedenle sahip olmuştu. Ya da bu bu araçlara sahip olduktan sonra karapara aklamaya başlamıştı. Güzelyurtlu’nun adı, İngiltere ve Türkiye’deki iki ayrı karapara operasyonuna karışmıştı. 

İlk kez 1997’de Atatürk Havalimanı’na giriş yapmak isteyen Halil Fellahoğlu’na ait çantada yapılan aramada, beyan dışı yaklaşık 160 bin sterlin ele geçirildi. Fellahoğlu gözaltında, paranın İngiltere’de uyuşturucu organizasyonlarında görev alan Kıbrıslı Savaş Osman tarafından Güzelyurtlu’ya gönderildiğini itiraf etti.  

İkinci operasyon, 1996 yılında Londra’da yapıldı. İngiliz polisinin izlediği Beliz Dağcan ile Mahmut Şimşekatan adlı iki karapara kuryesi, çıkış yaptıkları sırada yine beyan dışı yaklaşık 135 bin sterlinle yakalandı. Kuryelerden birinin Güzelyurtlu’nun sahibi olduğu Everestbank’ta güvenlik görevlisi, diğerinin yine Güzelyurtlu’ya ait RestEl şirketinde müdür olduğu ortaya çıktı. O günlerde Emniyet kayıtlarına göre iki uyuşturucu operasyonuna da Güzelyurtlu’nun adı karışmıştı.

Elmas Güzelyurtlu, güneye kaçtıktan beş yıl sonra 15 Ocak 2005 günü sabaha karşı eşi ve 15 yaşındaki kızıyla birlikte Güney Lefkoşa’da öldürüldü.

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle